Haberler 206 1

Google’ın doğum günü çarkıfeleği

Okuma Süresi14 Dakika

Önemli günlerde yaptığı Doodlelarla kullanıcıların ilgisini çekmeyi başaran google 19.yaş gününde sürpriz hediyelerin bulunduğu bir çarkıfelek yaptı.Kullanıcılar çarkı çevirerek çeşitli oyunlar ve yarışmalara katılabiliyor.

Rekabetsiz.
Google arama motoru olarak ciddi anlamda rekabetsiz.Çeşitli arama motorları yapılsa da google’a kafa tutacak içerik ve sadelikte hiçbiri olamadı.

Google’ın tarihi
Google ilk bi şekilde bundan 7 sene önce California’da Menlo Park’ta ki 1 garajda 2 üniversite öğrencisi (Larry Page ve Sergey Brin) tarafından kuruldu. Google kelimesi Milton Sirrota tarafından, Kasnel ve James Newman’ın yayınlamış oldukları “Matematik ve düş Gücü” adlı kitapla ünlenen googol kelimesinin üzerinde oynanmasıyla bulunmuştur. Google’ın oluşum süreci ise 1995’lere kadar dayanmaktadır.

İki üniversite öğrencisi Larry Page ve Sergey Brin ilk bi şekilde üniversiteyi tanıtma turlarında birbirleri birlikte tanışıyorlar.İnternet sitelerinde anlatıklarına göre bütün 2 kişilik birbirleri birlikte asla anlaşamıyor ve devamlı münakaşa ediyorlar. Stanford üniverstesi bilgisayar bölümü öğrencileri ve Google.com’un kurucuları olan 2 girişimcinin birbirleri birlikte değişik fikirlere sahip olmaları belki de ortaya bugün kullandığımız gelişmiş arama motorunun ortaya çıkmasını sağladı.

1996 yılı Ocak ayında Larry ve Sergey “BackRub” adlı arama motoru sebebiyle ile çalışmaya başlarlar. “BackRub” adı arama motorunun sitelerden geriye dönük bağlatıları çözümleme etmesi fikri üzerine kurulur. bütün 2 genç talebe, bütün öğrencilerin yaşadığı parasal sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Fikirlerinin çalışıyor olması sebebiyle sitelerinin 1 sunucuda olması gerekir fakat sunucuların fiyatları epey pahalı olduğu sebebiyle Larry düşük kapasiteli bilgisayardan epey başarılı 1 sunucu ortaya çıkarır. 1 sene geçtikten sonraları yapmış oldukları BackRub bağlatı analizi görenler tarafından epey beğenilir ve ünleri hızla yayılır. Üniversite içinde ağızdan ağıza teknolojileri konuşulmaya başlar.

1998 yılının ilk yarısında Larry ve Sergey projelerini çok güzel hale getirmek üzere çalışmaya sürek ederler. Terabyte boyutundaki ucuz disklerleri alarak Google.com’un ilk bilgi merkezini Larry’in yurttaki odasına kurarlar. Bu sırada Sergey’de üniversitede 1 ofis kurar. Potansiyel yatırımcılar ve arama teknolojilerinin lisansını satın almak isteyecek firmaları çağırmaya başlar.

Ofislerine Yahoo’nun kurucusu ve arkadaşları da olan David Filo’yu da çağrı ederler. David Filo sıkı 1 iş çıkardıklarını kabul etmekle ile Larry ve Sergey’i kendi arama motoru şirketlerini kurmaya cesaletlendirir ve

– “Tümüyle geliştirdiğiniz ve ölçeklenebilir duruma geldiğinde tekrar konuşalım” der.

Diğer yatırımcılardan asla biri Google.com’la bu kadar çok ilgilenmez. üstelik o zamanın kritik 1 internet sitesi yöneticisi;

– “Rakiplerimizin % 80’ini kadar iyi olursak bu bizim sebebiyle kafi, bizim kullanıcılarımız arama birlikte gerçekten ilgilenmiyorlar” der.

O günün büyük internet şirketlerinin dikkatini çekemeyen 2 ortak kendi başlarına devinim etmeye karar verirller. İhtiyaçları olan yalnızca vatan odasından çıkmalarını sağlayacak maddi 1 destektir. 1 de google.com sebebiyle satın aldıkları terabyte boyutundaki statik disklerinden kaynaklanan kredi kartları borçlarını ödeyecek para lazımdır. böylelikle doktora tezlerini 1 yana koyup melek 1 yatırımcı aramaya başlarlar. İlk ziyaret ettikleri hem arkadaşları hem de fakülte üyesi olan Andy Bechtolsheim olur. Bechtolsheim Sun Microsystems’in kurucularındandır. İki gencin gösterdiği demoya ilk bakışta yaptıkları işte epey büyük 1 potansiyel olduğunu görür, yalnız toplantıda epey az zamanı olduğu sebebiyle onlara

– “Detaylar hakkında tartışmak yerine size yalnızca 1 çek yazayım” der

ve Google Inc. adına yüz.000 USD lık 1 çek yazıp onlara verir.

Andy’nin yapmış olduğu bu yatırım aslında 1 ikilem yaratmıştır. kanuni bi şekilde Google Inc. şirketi olmadığı sebebiyle bu çeki tahsil etmekte olabilir değildir. İki genç aile fertleri, arkadaşları ve yakın tanıdıkları birlikte şirket kurma çalışmalarıyla uğraşırken çek 1 kaç hafta Larry’nin çekmecesinde bekler. Sonunda başlangıç sermayesi bi şekilde yakınlarından bir milyon doları toplayarak, şirketin ilk sermayesi sebebiyle 1 araya getirirler.

7 Eylül 1998’de Google Inc. California’da ki Menlo Park’da kapılarını bütün dünyaya açar. Kapı 1 uzaktan kumandayla ile gelir. Çünkü ofisleri 1 arkadaşlarının garajına bitişiktir ve kiracısı olduğu bu yeri onlara ikinci kez kiralamıştır. Bu yepyeni yerin büyük avantajları vardır; Çamaşır makinası, kurutma makinası ve jakuzi. buna ilave olarak şirkete alınan ilk eleman içinde park yeri de bulunur. Bugün Google’ın teknoloji yöneticisi olan Craig Silverstein şirkete alınan ilk çalışandır.

Şirket açıldığında halen beta aşamasında olan Google.com günde on.000 arama sorgusunu yanıtlar. Başarılı sorgulama sonuçları basının ilgisini yepyeni kurulan bu şirkete çekmeye başlar. USA Today ve Le Monde gazetelerinde google.com’u öven yazılar çıkar. O yılın Aralık ayında PC Magazine dergisi Google.com’u ilk yüz website içinde gösterir ve 1998’in en başarılı arama motoru seçer. böylelikle Google.com bütün dünyayla tanışmak üzere yola koyulur.

Google.com bütün yepyeni girişimci şirketin başına gelen mesele gibi ilk ofisleri olan Menlo Park’daki mekan bundan sonra onlara yetmez. Şubat 1999’da yani kurulduklarından yalnızca 6 ay sonraları Palo Alto’daki üniversite caddesindeki yepyeni ofislerine taşınırlar. Çalışanların sayısı nerdeyse 3 katına çıkmış ve sekiz kişiye ulaşmışlardır. Arama motor günde 500.000 sorgulamayı karşılamaktadır. Şirkete olan alaka yoğunlaşmıştır. Red Hat ilk kurumsal arama motoru müşterisi bi şekilde Google.com sunucularında Linux açık işletim sistemi kullanılmak üzere onlarla anlaşma yapar.

7 Haziran’da şirkete Silikon vadisinin önde gelen risk sermaye şirketleri Sequoia Captial ve Kleiner Perkins Caufield & Byers 25 milyon dolarlık ikinci tur finansal sermaye girişini yapar.

Larry ve Sergey’in projelerini bugün tanımlamalarını istesek ve internet kullanıcıları niçin sizi kullansın diye sorsak herhalde yalın 1 yanıt verirlerdi:
“Arama motoru teknolojisine yenilik getirdik, yazılımımız aradığınız sözcükle bağlı sayfaları diğer arama motorlarından değişik çözümleme ederek daha iyi netice ortaya getiriyor ve kullanıcılar vakit kazanıyorlar.”

Endüstri çağını geride bırakıp bilişim çağını yaşamaya başladığımız bu günlerde bundan sonra eski başarı hikayelerinin de yavaş yavaş değiştiğini görüyoruz. Günlük hayatımızı değiştiren dev firmaların doğuşu bundan sonra onlarca sene sürmüyor. yaşam eskisinden epey daha süratli 1 biçimde akıyor ve 1 bakıyorsunuz 10 sene içinde asla olmayan şirketler en büyükler arasında mekan almış.

Böylesi süratli 1 gelişmeyi epey yıllar önce Microsoft’la görmüştük. sonraları onu Yahoo, Amazon gibi internet çağının devleri izledi. fakat içlerinden birisi var ki hepsinden daha epey hayatımıza girdi, olağanlık halini aldı. İşleyiş ve felsefe bakımından da üniversitelerde belki ders bi şekilde okutulması gereken, şimdiye kadar kafamızda oluşturulan iş yeri fikrini çöpe atan ve yaratıcılığın sınırlarını sonuna kadar zorlayan, son aşama dinamik 1 bilişim devi Google.

Neden bu kadar heyecanla anlattığımı yazının ilerleyen bölümlerindeki resimlere baktığınızda ve vereceğim adreslerdeki videoları izlediğinizde anlayacaksınız. Ne yazık ki bu videolar İngilizce fakat en azından Google Yerleşkesi’ni ve oradaki hayatı görmek açısından epey işe yarıyorlar.

Ama önce Google kelimesinin nereden geldiğine bakalım. Aslında birden sonraları 100 adet sıfırdan oluşan sayının ismi olan Googol kelimesinin biraz değiştirilmesinden farklı 1 şey değil. Google bu terimi internet üzerinde bulunan epey büyük miktarlardaki bilgiye atıfta bulunmak sebebiyle kullanıyor.

Her Şey Nasıl Başladı

1995 – 1997

Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ilk tanıştıklarında 24 ve 23yaşlarında üniversiteden yepyeni mezun olmuş gençlerdi. İlk başlarda konuştukları bütün mevzu hakkında zıt görüşleri savunmuşlardı yalnız bu ikilinin ortak düşündüğü 1 mevzu vardı: İnternet üzerinde bulunan tonlarca verinin 1 biçimde sınıflandırılması ve arandığı vakit kolayca bulunabilmesi.
1996 yılında beraber çalışmaya başlıyorlar ve “BackRub” adını verdikleri arama motorunu geliştiriyorlar. Eski düşük düzey bilgisayarlardan kurdukları sunucu ortamı sebebiyle üniversiteye yepyeni gelen parçalar arasında ödünç alabilecekleri parçalar bulabilmek o vakitler sebebiyle büyük nimet sayılıyor.
Aradan geçen 1 sene içerisinde bağlantıların çözümlenmesi sebebiyle BackRub’ın getirdiği yepyeni metot gittikçe daha çok ün kazanmaya başlıyor.

1998 

Larry ve Sergey çalışmalarını geliştirmeye sürek ediyorlar ve pazarlık ederek satın aldıkları terabyte kapasiteli diskleri Larry’nin vatan odasına yerleştiriyorlar böylelikle Google’ın ilk bilgi merkezi hayata mazi oluyor. Bu arada Sergey de potansiyel müşterilere ellerindeki ürünü anlatıp proje sebebiyle kaynak sağlamaya çalışıyor. yalnız o vakitler yükselişte olan “.com” şirketleri dahi bu işe pek sıcak bakmıyor.

Hatta görüşülen potansiyel alıcılar arasında Yahoo’nun kurucularından David Filo da var ve genç 2 arkadaşa projelerini kendilerinin geliştirmelerini ve belirli 1 noktaya geldikten sonraları müşteri aramalarını öğüt ediyor.

Büyük oyuncuların ilgisini çekemeyeceklerini anlayan Sergey ve Larry kendi başlarına sürek etme kararı alıyorlar yalnız bilgi merkezini kurmak sebebiyle kredi kartlarına yüklendiklerinden para sıkıntısı yaşıyorlar.

Tam bu sırada şansları geri dönüyor ve Sun Microsystems’in kurucularından Andy Bechtolsheim’la dar da olsa 1 görüşme ayarlayabiliyorlar. Yaptıkları sunumun sonunda Andy’nin 1 yere yetişmesi gerektiğinden ikiliye aceleyle yüz.000 $ değerinde 1 çek yazıp ayrılıyor. Google Inc. adına yazılan bu çek ortada henüz öyle 1 firma olmadığı sebebiyle uzun süre bozdurulamadan bekliyor.

Eylül 1998’de 3 karakter kadroya sahip şirketlerini 1 arkadaşlarının garajına yerleştiriyorlar. Bu arada günlük on.000 arama sayısına yaklaşan beta aşamasındaki website gazetelerin ilgisini çekmeye başlıyor. Aralık 1998’de PC Magazine, en iyi yüz internet sitesi ve arama motoru arasında Google’ı da gösteriyor. böylelikle Google gittikçe artan 1 hızla tanınmaya başlıyor.

1999

Hızlı 1 büyüme sürecine giren şirket sekiz elemana ve günde 500.000 sorguya erişiyor. En sonunda geliştirilmesi başlangıç sebebiyle tamamlanan website 21 Eylül 1999’da beta yazısını kaldırıyor.

2000

Googleplex adını verdikleri ve şu anda da kullanılan şirket merkezinde yazının ilerleyen bölümlerinde daha detaylı anlatacağımız yepyeni 1 çalışma anlayışı gelişiyor. Hikayenin devamını zaten biliyorsunuz. Google şu anda günde 200 milyon sorguya yanıt veren ve 500’den çok çalışanı olan büyük 1 şirket haline geldi.

Google’ın Arama Teknolojisi

Geleneksel arama motorları aranılan kelimenin bütün hangi 1 sayfada kaç kere geçtiğini temel alarak çalışır. Google biraz daha değişik 1 metot izliyor ve çoğunlukla yarım saniyeden dar 1 sürede yapılan hesaplamalarla insan katkısı olmadan neticeler karşınıza getiriliyor. Bu teknolojinin temelinde, Larry ve Sergey tarafından geliştirilen, PageRank ve Hypertext Eşleme Çözümlemesi teknikleri yatıyor.

PageRank 

Bu metot, internette bulunan sayfaların, 500 milyondan çok değişken ve 3 milyardan çok terimle hesaplanarak, yansız 1 biçimde seviyelendirilmesidir. PageRank yöntemi bağlantıları saymak yerine onları sınıflandırma amaçlı kullanır. Örnek vermek gerekirse sayfa A’dan sayfa B’ye verilen 1 irtibat sayfa A’dan sayfa B’ye verilen 1 rey şeklinde algılanır. Google bu oyları karşılaştırarak sayfaların önemlilik seviyesine karar verir.

Ayrıca oyları (bağlantıları) veren sayfaların seviyesi de hesaba katılır. Yani yüksek düzey 1 sayfadan verilen bağlantının ağırlığı daha çok olur. Bu metot tarafından onaylanmış ve bütünüyle dinamik biçimde belirlenen seviyelere göre 1 Google araması yapıldığında seviyesi yüksek olan sayfalar diğerlerine göre daha yüksek sıralarda çıkarlar.

Google kesinlikle kendi çalışanlarını 1 sayfanın ehemmiyet sıralamasını belirleme işleminde kullanmıyor. Buna 1 misal vermek gerekirse arama bölümüne başarısızlık anlamına gelen “failure” kelimesi yazılıp aratıldığında birinci sırada Amerika Başkanı George W. Bush’un ak Saray internet sitesindeki sayfası çıkıyor. Bu durum 1 süre önce e-postalara mevzu olmuştu ve elden ele dolaşmıştı. Gelen tepkiler üzerine Google’dan yapılan açıklamada sayfa önceliklerinin bütünüyle kendiliğinden belirlendiğini Bush ve başarısızlık kelimesinin internet üzerinde epey çok yan yana kullanılmasından ve internet üzerinde pek epey sayfanın ak Saray’ın internet sitesindeki bu sayfaya irtibat vermesinden dolayı böyle 1 netice çıktığı belirtilmişti.

Google’ın böyle 1 metot kullanmasından dolayı kendi seviyelerinin artması ve arama motorlarında ön sırada çıkabilmek açısından birtakım firmalar diğer yüksek seviyeli sayfalara kendi bağlantılarını koymaları sebebiyle para dahi ödüyorlar. Belki dikkatinizi çekmiştir bu amaçla kullanılmak üzere birtakım sayfalarımızın alt kısmında yan yana üçerli gruplar halinde irtibatlar (backlink) mekan alıyor.

Hypertext Eşleme Çözümlemesi

Yine geleneksel arama motorlarının tersine Google hypertext (yardımlı metin) tabanlı 1 arama motoru. Yani 1 sitede bulunan her yazıların makale karakterine, bulundukları yerlere ve alt gruplarına bakarak o sayfa hakkında karar veriyor. buna ilave olarak söz konusu olan sayfalara komşu sayfaları da bu analiz sürecine katıyor. Bu derinlemesine etken bilgi analiz tekniği sayesinde Google yapılan aramaya en yakın sonuçları karşımıza çıkarabiliyor.

Burada anlatılanlar Google’ın kullandığı tekniklerin en esas olanlarının basitçe anlatılmış halleri aslında süreç epey daha karmaşık. Günümüzde şayet 1 sayfanın sürekli okuyucusu değilseniz büyük ihtimalle aradığınız 1 bilgiye arama motoru sayesinde ulaşıyorsunuzdur. Bu yüzden arama motorlarında ön sıralarda çıkan sitelerin okunma oranı da daha çok oluyor. İşte sırf bu amaçla yani sizi arama sonuçlarında daha yüksek seviyelere getirmek sebebiyle çalışan yepyeni 1 meslek doğdu: Arama Motoru Mühendisliği. Bu şahıslar Google’ın ve diğer arama motorlarının ne çeşit şeylere dikkat ettiğini epey iyi biliyorlar ve sayfanızı nasıl yapmanız gerektiğini size söylüyorlar. 1 tür danışmanlık hizmeti gibi düşünülebilir. yalnız internet üzerinde bunu yaptığını sav eden pek epey şahıs var. Google’ın arama motorunda sürekli değişiklikler yaptığını ve devamlı yepyeni unsurlar eklediğini düşünürseniz bunların büyük çoğunluğunun uydurma ya da yetersiz olduğu sonucuna varabiliriz. Bu yüzden kendisinin bu konuda bilgili olduğunu söyleyen kişilere dikkat etmenizde yarar var sebebi Google resmi bi şekilde böyle 1 yetki ya da sertifika kesinlikle dağıtmıyor.

Her Şey Toz Pembe Değil

Yazının bu noktasına kadar Google sebebiyle bütün şey yolunda gözüküyor. 132 milyar dolardan çok şirket değeriyle IBM’i dahi geride bırakan Google’ın muhtemel zayıflıklarına da değinmeden geçmek olmaz.

Google’ın esas gelirleri, aramalar sırasında gösterilen sponsor irtibatlar ve içerik tabanlı reklamlardan geliyor. Burada kritik 1 kaynağın olduğunu gören diğer dev firmalar da bu alanda çalışamaya başladılar dahi. 1 vakitler arama konusunda havlu atmış olan Yahoo, 1 yandan mühendislerine tekrardan bu konuda araştırma yaptırarak kendini yenilemeye çalışırken 1 yandan da içerik temelli reklam yayıncılığına soyunuyor.

Yahoo’dan daha tehlikeli 1 rakip olan Microsoft da geçtiğimiz yıl içerisinde kendi arama motorunu duyurdu. Microsoft’un en büyük artısı işletim sistemi pazarını elinde bulundurması ve gelecek nesil işletim sistemi olan Vista’ya bu arama motorunu ekleyecek olması. Daha önce Internet Explorer’da olduğu gibi kullanıcılar doğal bi şekilde doğrudan Microsoft’un aramasını kullanma eğiliminde olacaklar. buna ilave olarak Microsoft’un kendi içerik tabanlı reklam hizmeti sunacağı da söylenti şeklinde dolaşıyor.

Ayrıca büyük firmaların dışında Google’ın başarısının temelini kendine misal alan küçük çaplı yaratıcı firmalar da var. Önümüzdeki yıllarda bu firmalardan birinin entresan 1 fikirle ortaya çıkıp Google’ın tahtını sarsmayacağının 1 garantisi yok.
Diğer taraftan Google’ın birtakım davalarla da başı dertte. Zaten bu kadar büyük 1 firma olup hiçbir davaya mevzu olmamak pek olabilir değil gibi. Bu davaların konuları arasında patent ihlalleri ve kullanıcı bilgilerinin gizlilik ihlalleri ön plana çıkıyor. Aslına bakarsanız bu çeşit davalar her büyük firmalara karşı açılıyor ve sürecin doğal 1 parçası bi şekilde görülüyorlar.

Google’ın zayıflıkları arasında epey çok farklı alanda hizmet çıkararak belirli 1 hizmete odaklanamaması da sayılıyor. birtakım yorumcular Google’ın iyi yaptığı işler olan arama ve reklam yayıncılığı işinden epey çok uzaklaştığını düşünüyorlar. “Beş sene içerisinde Google’ın internet arama şirketi mi yoksa 1 sürü çer çöpün birleşmesinden oluşan tuhaf 1 firma mı olacağı belli değil” gibi ciddi eleştiriler var. Google’ın sunduğu hizmetlerin listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Son bi şekilde bu kadar süratli 1 büyümenin kendi sorunlarını da beraberinde getireceğini söyleyen yorumları da göz ardı edemeyiz. Google dar 1 süre içerisinde epey çok eleman alımı gerçekleştirdi ve bu kadar çalışanın verimli 1 biçimde çalışıp çalışmadığının denetlenemeyeceği düşünülüyor. buna ilave olarak bu süratli büyümenin şirket içinde olan birtakım sürtünmeleri ya da verimsizlikleri kapattığı yalnız büyüme hızında biraz azalma ya da tersine dönme söz konusu olduğunda bunların birden ortaya çıkabileceği iddiaları da dikkat çekici.

Burada bahsettiğimiz şeyler aslında bütün şirketin karşılaştığı bilinen meseleler, sonuçta Google’ın yöneticileri de boş durmuyorlar. Eminiz ki onlarda bu yorumlardan ve eleştirilerden lazım dersleri çıkarıyorlardır.

Yaratıcılık, Dinamizm, Sinerji

Google, çağın hızına elverişli ve son aşama esnek yepyeni 1 çalışma yöntemi getirdi. makale içinde gördüğünüz fotoğraflar ve videolar sanki değişik 1 kurtarılmış dünyada yaşıyorlarmış hissi getiriyor. Hayatın dinamik olgularını kendi kafalarına göre değiştirmeye çalışmıyorlar bunun yerine birbirini ona uyduracak yaratıcı fikirlerle ortaya çıkarıp bunu vakit içinde geliştirme yöntemini seçiyorlar. En iyi hizmetin dahi elbet geliştirilecek 1 yanı bulunur mantığıyla yaratıcılıklarını engellemiyorlar. üstelik yaratıcılıklarını kaybetmemek sebebiyle en olmadık şeylerle karşımıza çıkabiliyorlar.

Son zamanlarda kulağımıza sıkça gelen kelimelerden biri de sinerji. Ne demek sinerji; eş zamanlı ve uyumlu hareketten doğan kuvvet. Sinerjiyi yakalamak pek kolay 1 şey değil. Öncelikle doğru insanlar ve doğru ortam şartları gerekiyor. Google’ın bunu epey iyi becerdiğini söyleyebiliriz.

Bilişim çağında epey süratli değişen akımlara ahenk sağlamak üstelik bu akımları bizzat yaratmak sebebiyle son aşama dinamik 1 yapıya sahip olmak gerekiyor. Çalışanların büyük kısmının gençlerden ya da genç kalanlardan oluşuyor olması Google’a bu konuda kritik artı sağlıyor.

Kısacası Google’ın böylesi dar 1 vakit içerisinde büyük 1 başarıya imza atmasının sırrını bu 3 kelimede özetleyebiliriz: Yaratıcılık, dinamizm, sinerji…

Google nasıl para kazanıyor!

Şimdi Google’nin sitesine giriyoruz aramamızı yapıyoruz ve çıkıyoruz.Google’nin verdiği google earth vb. Programları bedava indiriyoruz kullanıyoruz.üstelik yepyeni 1 epey hizmetini kullanıyoruz.Süreklide yepyeni hizmetleri çıkıyor zaten…

Peki Google’yi dünyanın en epey kazanan şirketlerinden birisi yapan nedir,parayı nereden kazanıyorlar.Ben bu soruyu kendi kendime bayağı sormuştum aslında fakat website yapmaya başlayınca öğrendim.Google’nin para kazanma mantığı aslında epey kolay,üstelik o kadar kolayki sistem kendi kendinede dönüyor denilebilir.

Google’nin oluşturduğu düzene göre hem kendileri hemde web sitesi sahipleri kazanıyorlar.İş böyle olunca herkeste kazanıyor zaten…

Google web siteleri birlikte iki biçimde anlaşır.

1-Reklam veren olarak
2-Reklam yayınlayan olarak
Biz önce reklam verenlerden başlayalım; Google reklam yayınlamak isteyen web sitesine derki sen benim verdiğim kodları kırmızı sitene koy bende rasgele website reklamları koyacağım oraya,ziyaretçilerinin bütün tıklamasında da sana belli 1 ödeme yapacağım.
 www.cengturkey.com
Hemen hemen her websiteler bu anlaşmayı yapıyor.böylelikle web siteleri sebebiyle para kazanma imkanı doğarken,Google içinde reklam yayınlayacak milyonlarca alan oluşuyor.Şimdide Reklam verenlere dönelim; Google reklam vermek isteyenlere derki , senin reklamını milyonlarca değişik internet sayfasında yayınlayabilirim.Bunun karşılığında da senden bu reklamlara tıklayıp sitene gelen bütün şahıs sebebiyle belli 1 miktar alırım.(Bu anlaşmanın detayları 2 taraf arasında görüşülür.)

Google bu anlaşmayı yaparken belirlediği fiyatlardaki mantık şöyledir: 

-Reklam verenden reklama bütün tıklama başına 0,12 tl alır
-Reklam yayınlayana bütün reklam tıklamasına 0,5 tl verir
-Böylece fazladan kalan 0,7 tl Google’ye kalır.
(Bu miktarlar statik değildir,bütün vakit değişkenlik gösterir.)

Bu biçimde olan milyonlarca tıklama olduğunu düşünürsek rakam epey epey süratli 1 biçimde büyümektedir.Aslında Google 1 aracı kurumdur.Reklam veren birlikte Reklam yayınlayan arasındaki bağı kuran ve komisyonunu alan havasındadır.

Uğur Berkecan Ünlü {Uğur Berkecan Ünlü}

Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi.Yazar,gamer,teknoloji tutkunu.

“Google’ın doğum günü çarkıfeleği” üzerine 1 yorum

  1. Mert can dedi ki:

    google 19.yaş gününde sürpriz hediyelerin bulunduğu bir çarkıfelek yaptı.Kullanıcılar çarkı çevirerek çok güzeldi hepsini baktım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
26 − 8 =