Teknoloji Tarihi 674 2

Soğuk Savaş-Uzay Yarışı (1957-1975)

Okuma Süresi8 Dakika
Apollo 11 Uzay Mekiği
Uzay denilince aklınıza neler geliyor? Derinlerinde ne tür yaşam formlarının var olduğu bilinmeyen,sonsuzluk karmaşasının zihinde yer edindiği bir bilinmezlik alemi geliyor.Bu yazımızda da büyük devletlerin bu bilinmezliği nasıl çözmeye çalıştığını ve bu çalışmalardan doğan büyük rekabeti irdeleyeceğiz.2.Dünya Savaşı’nın en büyük kazananları: SSCB ve ABD! Bir Dünyaya sığamayan iki süpergüçün rekabetini Dünya dışına taşıması! Evet,başlıyoruz.
Aslına bakarsanız Uzay Yarışı ne SSCB ne de ABD’nin çalışmalarıyla başladı.Biraz derinlemesine araştırma yaptığımızda ilk roket temellerinin Nazi Almanyası (3.Reich) döneminde atıldığını öğrenmekteyiz.Fakat Nazi Almanyası’nın Dünya Dışına çıkma gibi bir ideal ve çaba içerisinde olduğunu söylemek zor.Nedenini sorarsanız savaş halinde olan bir ülke ve düşmanlarına en büyük hasarları vermek için var gücüyle bilimsel savaş teknolojileri geliştirmeye çalışan bir ülkeden bahsediyoruz.Bu anlamda düşünürsek Dünya dışını düşünmeye yetecek zamanları ve şartları olmayacaktır.Mevzu bahis roketimiz ise Roketlerin atası sayılan,Almanların bizzat geliştirdiği Vergeltungswaffe(İntikam Silahı) V-2 balistik roketleridir.Bu roketler ilk olarak düşmanları vurmak amaçlı kullanıldı.Uygun menzilden atıldığında Londra’yı vurabilecek kapasiteye sahipti.WW2 Müttefik bloğunun en büyük hayallerinden biri de Dünyanın en gelişmiş silahları kabul edilen bu ölümcül V-2 roketleriydi.
V-2 Roketleri İç Yapısı
Yıl 1945… 2.Dünya Savaşının son demleri.Almanya tüm cephelerde mağlup olmuş artık kendi topraklarına çekilmek zorunda kalmıştı.SSCB’nin Kızıl Ordusu ve ABD ordusu Berlin’e doğru ilerliyor,Almanları bitirmek için son darbeyi vurmaya hazırlanıyorlardı.Adolf Hitler teslim olmak istemiyor ve siyanür hapı içip intihar edene dek Almanya inatla teslim olmuyordu ve olmayacaktı.Hızla,son sürat Berlin’e doğru ilerleyen Kızıl Ordu ve Amerikan Ordusu’nun tek hedefi savaşı bitirmek değildi elbette.Çok daha önemli bir hedefleri daha vardı: Almanların yüksek askeri teknolojisini yağmalamak.Tabii Berlin’e ilk kim ulaşırsa yüksek teknoloji ve değerli Alman bilim adamlarının sahibi olacaktı.Kızıl Ordu coğrafi yönden daha yakın olmasına rağmen ABD Genel Kurmayı ani bir manevrayla bir birlik oluşturup Alman tesislerine Sovyetler’den önce varmayı başardı.Ve üstün V-2 teknolojisini,V-2’nin mucidi von-Braun’u ve daha birçok değerli bilim adamını Amerika’ya götürdüler.Ki ileri zamanda von-Braun NASA’da önemli mevkilere gelecekti.ABD daha şimdiden bu yarışta öne geçmişti.Sovyetler Berlin’e girdiğinde ise teknolojik anlamda yağmalanabilecek somut bir şey kalmamıştı.Güç bela bulabildikleri V-2 parçalarını,incelemek üzere Moskova’ya götürdüler.
V-2 Roketlerinin Mucidi Wernher von-Braun
ABD bu üstünlüğünü propaganda malzemesi olarak kullanıyordu.Ta ki o tarihe kadar 4 Ekim 1957…
Bu tarih,Uzay rekabetinin başlangıcı sayılabilecek nitelikte bir tarihti.Bu tarihte SSCB,ilk insan yapımı yapay uydu Sputnik 1’i uzaya fırlatarak devrim niteliğinde bir olay gerçekleştirdi.Bu olay ABD’de büyük yankı uyandırmış,büyük korku ve paniğe neden olmuştur.ABD’de komunizm paranoyasının başladığı tarih olarak da kabul edilebilir.NASA,artık tüm varını yoğunu Sputnik 1’e karşılık vermek için ortaya koyacaktı.Fakat Ruslar rehavete kapılmıyordu.Sputnik 1’den yaklaşık 1 ay sonra Sputnik 2’yi fırlattılar.Sputnik 2,Sputnik 1’den farklı olarak bir canlı taşıyordu.Layka isimli köpek,Sputnik 2 içine bindirildi ve Sputnik 2 ile birlikte uzay yolculuğuna çıkmış oldu.Böylece Layka,uzaya çıkan ilk canlı ünvanını aldı.Ancak Dünyaya dönmesi mümkün olmadı çünkü insanlık henüz insan yapımı bir şeyi geri döndürme konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip değildi.Layka atmosfere giriş sırasında can verdi.
İlk yapay uydu ”Sputnik 1”
Sputnik 1 ve Sputnik 2’den sonra ABD Hükümeti ani bir kararla bu yarışta geride kalmamak için NASA’ya yatırım yapmaya karar verdi.Ve NASA ilk hamlesini 18 Kasım 1958’de iletişim uyduları olan Project SCORE’u fırlatarak gerçekleştirdi.Ancak bu olay çığır açmaya yetmedi.Ruslar çalışmaya devam ediyordu.1960 yılına geldiğimizde Belka ve Strelka
isimli iki köpeği uzaya gönderdiler ve sağ olarak Dünya’ya geri getirmeyi başardılar.Buna rağmen ABD durumu dengelemeye kararlıydı.Uzaya gönderilecek canlı olarak Afrika’dan ithal edilen şempanzeleri seçtiler.”Astronot Şempanze” programı adı altında çalışmalar başladı.Bu çalışmalar devam ederken ABD’ye üzücü bir haber geldi.SSCB,12 Nisan 1961’de Vostok 1 kapsülüyle uzaya ilk insanı gönderip geri getirmeyi başardı.Rus kozmonot Yuri Gagarin,uzaya çıkan ilk insan olma ünvanını elde etti.

 

SSCB,bu yarışta dizginleri iyice eline almıştı.NASA bu haberle çalışmalarını daha da hızlandırdı.25 Nisan 1961’de Mercury-3 kapsülüyle ilk kez uzaya astronot gönderme denemesi yaptılar.Ancak Mercury-3 yörüngeye giremeden geri döndü.Yaklaşık 1 yıl sonra aynı deneme Mercury-4 kapsülüyle hayata geçti.20 Şubat 1962’de John Glenn yönetimindeki Mercury-4 uzay yörüngesine girmeyi başardı.Ve ABD uzaya ilk astronotu göndermiş oldu.Ancak kapsül,beklenenden daha az bir süre yörüngede kalabildiği için bu başarı fazla bir yankı uyandırmadı.Ve Ruslar çıtayı yükseltmeye devam ediyordu.16 Haziran 1963’de kadın kozmonot Valentina Tereşkova Vostok 6 kapsülüyle uzaya gönderildi.Valentina Tereşkova,uzaya çıkan ilk kadın ünvanını aldı.18 Mart 1965’te ise Aleksey Leonov tarafından ilk uzay yürüyüşü gerçekleşti.Bu yürüyüş yaklaşık 12 dakika sürdü.SSCB aradaki farkı iyice açıyor ve ABD’ye karşı üstünlük propagandalarını günden güne arttırıyordu.ABD Hükümeti artık sabırsız davranmaya başladı ve NASA’ya tüm gereken yardım ve yatırımların yapılacağını bildirdi.
ABD bir defa vurup bu yarışı kazanmayı hedefliyordu.O tek vuruşun ne olduğu çok barizdi: Ay’a ilk insanı göndermek…
”Uzaydaki zaferimiz Sovyet Ülkesinin Marşıdır” yazılı bir propaganda afişi
Ay,ABD’nin artık tek şansıydı ya SSCB’den önce davranıp Ay’a çıkmayı başaracaklardı yada bu yarışı kaybedeceklerdi.Dönemin ABD Başkanı Kennedy,1960’lı yıllar bitmeden Ay’a insan indirme sözünü vermişti.SSCB yine de boş durmadı.Ay için ön fizibilite çalışmaları yapıldı.Denek Kaplumbağalar,Ay’a gönderilip geri getirildi.Ay’ın haritasını dahi çıkarmışlardı.Ay’a ilk adım atacak kozmonot olarak da ilk uzay yürüyüşünü yapan Aleksey Leonov olarak belirlenmişti.Bir tarafta NASA,bir tarafta SSCB ekibi var güçleriyle çalışmaya devam etti.Kimin önce Ay’a insan göndereceği tüm Dünya tarafından merakla bekleniyordu.Beklenen olay 20 Temmuz 1969’da gerçekleşti.NASA’nın Ay projesi olan Apollo programının ürettiği Apollo 11 kapsülü,Ay’a ilk insanı gönderdi.Apollo 11 mürettebatları Neil Armstrong ve Buzz Aldrin,Ay’da ilk yürüyüşü yapan insanlar olarak tarihe geçtiler.İlk adımı ise Neil Armstrong attı.İlk adımını atmadan önceki sözü ise insanlık tarihi tarafından hafızalara kazınacak nitelikteydi.
”Bir insan için küçük,insanlık için büyük bir adım.”
Bu tarihten sonra birçok söylenti çıktı.Ay’a çıkılmadığını,çekilen görüntülerin bir stüdyoda çekildiğine dair söylentiler aldı başını gitti.Herşey bir setten ve senaryodan mı ibaretti bilemeyiz ancak resmi olarak bilinen tek bilgi Ay’a çıkılmış olmasıdır.Bilimsel olarak bir ispat ortaya koyulmayana dek bu gerçek yadsınamaz.
ABD’nin Ay’a insan göndermesi Uzay Yarışını fiili olarak bitiren olay oldu.Bu tarihten sonra SSCB,Ay’a insan göndermenin bir öneminin kalmadığını anlamıştı.Yeniden üstünlük kazanmak için kendine bir hedef belirledi.Mars ve Venüs arasında seçim yapıldı ve daha yakın olan Venüs yeni hedef olarak seçildi.SSCB’nin halihazırda Venera isimli bir projesi vardı.Venera,Venüs ile doğrudan ilgilenen bir projeydi.Sürekli Venüs’e doğru sondalar gönderildi ancak hiçbir sonda Venüs’ün yüzeyine inmeyi başaramadı.O zamana kadar Venüs’ün yaşanılabilir bir gezegen olduğunu düşünen SSCB ekibi,acı gerçekle Venera 7 sayesinde yüzleşti.Venera 7,Venüs’ün yüzeyinden görüntü alabilen ilk sonda olarak kayıtlara geçti.Ancak Venera 7 Venüs’ün öldürücü koşullarına sadece 23 dakika dayanabildi.Venüs’te Güneş batıdan doğuyor,doğudan batıyordu.Bünyesinde insan için zararlı tüm öldürücü gazları barındırıyordu.Yüzey sıcaklığı yaklaşık 460 dereceye kadar çıkıyordu.Atmosferinde yoğun bir karbondioksit tabakası vardı.Adeta bir cehennemi andırıyordu.Bu yüzden yoğun karbondioksitin oluşturduğu sera etkisi Venüs’ü Merkür’den daha sıcak bir gezegen yapar.Merkür’de bu denli kalın bir atmosfer tabakası bulunmamaktadır.Bu gerçekleri göz önüne alan SSCB ise Venüs defterini başlatmadan kapatır.Bu tarihten sonra Uzay Yarışı temposunu kaybetmeye başlar.Artık iki süpergüçünün tek yapabileceği Uzay istasyonları olacaktır.
1975 yılına geldiğimizde ABD ve SSCB uzay çalışmalarını birleştirmeye karar verirler.Apollo-Soyuz projesi adı altında birbirlerinin çalışmalarını inceleme ve deney yapma imkanı bulurlar.Ve birlikte yaptıkları uçuş,ilk uluslararası uzay uçuşu olarak tarihe geçer.Bu ittifak yanlısı görüntüler,Soğuk Savaş’ın sadece bir parçası olan Uzay Yarışı’nı resmi olarak bitirir.
Soğuk Savaş ise SSCB’nin 1991 yılında dağılmasına kadar var gücüyle devam edecektir.
Apollo-Soyuz Test Projesi Logosu
 
Benim de yıllardır ilgimi çeken bir konudur Uzay Yarışı.Bu konu hakkında bildiklerimi ve düşüncelerimi yazıya dökerken oldukça keyif aldım.Umarım sizde alırsınız.Fazla uzatmadan bir başka yazımızda görüşmek üzere.

Fatih Berker Celebi {Fatih Berker Celebi}

“Soğuk Savaş-Uzay Yarışı (1957-1975)” üzerine 2 yorum

  1. Cem Akkuş dedi ki:

    Çok yararlı bir paylaşım devamını bekliyoruz

    1. Ugur Unlu dedi ki:

      Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
34 ⁄ 17 =