Kapat

ENDÜSTRİ 4.0’DAN TOPLUM 5.0’A

Anasayfa
Teknoloji ENDÜSTRİ 4.0’DAN TOPLUM 5.0’A

Endüstri 4.0’dan daha yeni yeni bahsedilip ve Dünya buna ayak uydurmaya çalışırken ortaya atılan Endüstri 5.0 nedir? Yada ilk önce şu an bahsetmek erken olabilir mi gibi sorusuna cevap verelim. Tabi ki bahsetmek hiç erken olmaz çünkü Endüstri 5.0; 2017’de ilk defa Bilişim Fuarı CeBIT’de  Japonya Başbakanın’dan duyduğumuz ortaya atılan teknolojik devrim felsefesinin adıdır. Bu felsefe ‘teknoloji insanlar tarafından bir tehdit olarak değil, bir yardımcı gibi algılanmalı’ olarak özetliyor. Ama ilk olarak endüstri devirlerinden kısaca bahsederek başlayalım.

ENDÜSTRİ 1.0 : 18. yüzyılda buhar makinesinin icadıyla başlamıştır. Bu dönemde buhar gücü çok kıymetliydi. Buhar gücüyle çalışan makinelerin artmasından sonra makineleşme ve sanayileşme büyük bir hız kazandı.. Makinelerin yaygınlaşmasıyla enerji elde edildi. Yani üretimin makineleşmesi olarak adını aldı. Böylece insan gücü az da olsa azalmıştır ve felsefesi biz yapalım onlar alır deniliyordu.

ENDÜSTRİ 2.0 : 1.0’daki makine mantığı ile birlikte çıkmıştır. Biraz daha hızlı çalışabilir miyiz sorusuna cevap ararken seri üretime geçiş ve elektriğin kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır. Endüstri 1.0’da elde ettiğimiz enerji kaynaklarından sağladığımız enerjiyi elektrik gücüne çevrilmeye başladı. Elektrik enerjisi ile elektrik gücü kullanan üretim bantları devreye girdi. Fabrikalar; makineler arasında parçaların gidip geldiği bir üretim akışına dönüştü fakat hala insan gücü ağırlıktaydı.

ENDÜSTRİ 3.0 : Şu anda Türkiye’nin bulunduğu yer diyebiliriz aslında. Bilgisayar Çağı’da denilebilir. Yazılım, makine ve insan birleşiminden fabrikalarda sistemi kurup hatayı azaltmaya başlandı. Elektronik cihaz kullanımı ve bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle üretim otomasyona bağlandı. Fabrikadaki makineler artık bilgisayar kontrollü çalışmaya başladılar ve daha seri üretim yapılmaya başlandı. İnsan+Makine+Yazılım üçlüsüyle üretim yapılmaya başlandı.İlk mikro bilgisayar Altair 8800 (1971) ve Apple’ın ilk bilgisayarı Apple I(1976) üretimi bu dönemin başlarında gerçekleşti.

ENDÜSTRİ 4.0 : Almanların icadı ile 2010-2011 gibi duyulmaya başlandı. Asıl amaç imalat yaparken fabrikalar birbiriyle bağımsız, markalar birbiri ile rakip olmasın üretimi birlikte yapalım düşüncesi hakim olduğu için IoT, Big Data gibi birçok kavramlar ortaya çıkmıştır. Siber-Fiziksel sistemler Cloud Storage gibi  bilişimler IoT’yide kullanarak imalat sektöründe verimliliği artırmak için üretim sistemlerine entegre edilip, olası verimlilik durumlarını analiz ederek rekabeti arttırarak avantaj sağlamayı amaçlıyor. Yani müşteri ne alıyor niye alınıyor gibi sorularına data toplayarak imalat müşteriye göre yapıldı.

 

Peki nereden geldik bu Endüstri 5.0’a ?

 

ENDÜSTRİ 5.0 aslında TOPLUM 5.0′dır. İnsanlar neyi sever, ne görmek ister, televizyonu üretmeden televizyonu nasıl gösterebiliriz gibi soruların hepsi Endüstri 5.0’dır. Daha çok toplum üzerine bir amaç olduğu için adına Toplum 5.0’da deniliyor. Toplum 5.0 için diyorlar ki insan beynini alıp yapay zeka ile birleştirip mükemmel düşünce sistemini oluşturmaktır. Çünkü insan beyni kimseyi aldatmaz bunu da insanı buluta tasarlayarak gerçekleştirmeyi amaçlıyorlar. İnsanların makine ve robotlarla ilişkisini üst düzey verimde tutan ‘süren akıllı toplum’ önerisini sunan Japonya Endüstri 4.0 ile gelen teknolojik yenilikleri topluma en verimli şekilde entegre edip, ortada oluşabilecek kaosu önlemek için çaba sarfediyor. Endüstri 4.0 ile insansız üretim yapabilen akıllı fabrikalar Endüstri 5.0 ile işbirlikçi robotların ve insanın aynı ürün üzerinde koordine bir şekilde çalıştığı yerlere dönüşüyor. Genelde sorulan soru şu oluyor. Robotlar insanların yerini mi alacak yada robotlar insanlar için tehlike mi oluşturuyor? Bu soruyu aslında şöyle diyerek cevaplayabiliriz. Robotlar insanlara ihtiyaç duyulmayan şeyleri yaparken, insanlar daha dikkat gerektiren şeylere yoğunlaşabilir. Yani bir nevi insanlara yardımcı olarak düşünülebilir. Mesela robotlar seri olarak tek tip üretimlerde gayet insan kadar başarılı iken ürünlerde müşteriden gelen feedback doğrultusunda özel bir şeyler eklenmek istendiğinde insana ihtiyaç duyuluyor. Yani buda üretimde insan dokunuşu olmazsa olmaz olduğunu gösteriyor. Ülkemizin sanayisini düşünecek olursak  TUBİTAK’a göre 2.0 ve 3.0 seviyelerindedir. Yani daha 4.0 seviyesine ulaşamamışız. Umarım 5.0’da geride kalmayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir