Yıkıcı Alışkanlıklardan Özgürlüğe Giden Dönüşüm

Yaşam kalitemizi belirleyen alışkanlıklarımızı ve bağımlılıklarımızı en geniş anlamı ile tanımlayan “shenpa” terimini daha önce duyan var mıdır? Tibet dilinden bağlanma olarak tercüme edilmiş bu terim, aslında bir felsefenin temsilcisidir. Diğer anlamı ile ‘kapılmak’ diyebileceğimiz bu terim günlük hayatta yaşadığımız kaşınma hissini anlatır bize. Sigarayı bıraktığınız halde arkadaşınızın size sunduğu sigarayı kabul etmek, sevdiğiniz birine öfkeli bir anınızda yanlış kelimeler sarf etmek, kilo vermek istediğiniz halde spor yapmamak ve sağlıksız beslenmeye devam etmek, yalan söylemek ya da sınavınıza hazırlık yapmamak gibi durumların hepsi bizim shenpa’larımızdır ve bu durumların her insanın başına gelmesi muhtemeldir.

    Bu haftaki yazımda Steve Jobs’un üniversite yıllarında çok etkilendiği bir isim olan Chögyam Trungpa’nın öğrencisi olan Pema Chödrön’un rehber niteliğindeki ‘Sıçrayış’ eserinden ve shenpa teriminin hayatımızdaki yerinden bahsedeceğim.

   Acele ve yoğun bir hayata sahip olmayı gurur verici bir rozet olarak taşırız, belki de öyledir. Boş kaldığımız her saniye için herhangi bir uğraşımız olmaması nedeniyle suçluluk hissi duyarız ve hemen elimize oyalanacak bir iş ediniriz. En büyük korkumuz kendimizle baş başa kalmak olduğundan yoğunluk maskesi ile zihnimizin aynasında farklı bir benlik ile var olmaya çalışırız.

   Tahammül seviyemiz iş yoğunluğumuz ile ters orantılı olarak azalır ve gerekli soruları sormak için vaktimiz olmadığına inandırırız kendimizi. Sorular yok olduğunda merak duygumuzu da sonsuz bir sessizliğe mahkum bırakmış oluruz. Kendimizi, çevremizi ya da herhangi bir konuyu merak etmeyi bıraktığımızda ise mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmemiz pek mümkün gözükmez. Merak yok olunca kendimize yaptığımız hatırlatmalar da son bulur. Öfkeli bir anımızda telafisi olmayan o söz dilimizin ucuna geldiğinde, bir saniye nefes alıp sakinleşmek için beklemenin yani o bir saniyelik boşluğu yaratmanın önemini hatırlatmayı unuturuz kendimize. Varlığından şüphe ettiğimiz sabrımız hep oradadır aslında biz onu görmek için çabaladıkça ortaya çıkacaktır.

   Zülfü Livaneli’nin ‘Huzursuzluk’ romanında yer verdiği çok güzel bir terim günümüz dünyasını tam anlamıyla betimlemektedir. Harese; devenin diken yerken çıkan kendi kanının tadı ile sarhoş olup daha çok diken yemesi ve sonuç olarak kan kaybından ölmesi demektir. Günümüz insanları da nefret, öfke ve daha birçok duyguyu çevresindeki insanlarda görüp ayna gibi yansıttığı çıkmaz bir döngüye girmiştir. Nefret söylemlerini ve şiddet içerikli olayları yine bu yolla çözmeye çalışmak akıl tutulmasıdır. Döngüyü kırmak ve bir saniye boşluk yaratmak tek çözümdür. Tıpkı devenin ölmemek için dikeni yemeyi bırakması gerektiği gibi.  

   Shenpa sözsüzdür ama düşünceleri ve duyguları büyük bir hızla ortaya çıkarır, der Pema Chödrön. Yani bizim duygu ve düşünce olarak algıladığımız etkenler aslında shenpa’nın sebep olduğu bir seraptır. Bunun farkında olduğumuzda sahip olduğumuz düşünce ve duyguların bizi kontrol etmesine ve çıkmaz döngüyü tamamlamasını engelleriz, zinciri kırarız.

   İçinde varlığımızı sürdürdüğümüz hayat durağan değildir, hareketli ve akıcıdır. Işte bu dalgalanmanın içinde sabit kalabilmek ve olağan akışı bulmak belki de huzur noktamız olacaktır. Kasırganın ortasında ya da dönen bir tekerleğin sabit noktasında kalabilmek gibi.

   Küçük değişimlerin gücüne inanmak gerekir. Başlangıçta hiçbir şey mükemmel değildir fakat mükemmelliğe giden yolun tek şartı başlamaktır. Kişisel değişimlerin etkisi büyüktür, tarih boyu büyük değişimler ve dönüşümler yaratan liderlerin ortak noktası da budur; değişime ilk kendinden başlaman gerekir.

   Bu yazımı Gandhi’nin  bana ilham veren ve gelişmek için çabalarken sık sık okuyup hatırladığım sözlerinden biri ile bitirmek istiyorum. Size ağırlık yapan alışkanlık ve bağımlılıklarınızdan kurtulmanız dileğiyle.

 

                                            “Dünyada görmek istediğin Değişimin kendisi ol!”

 

                                                      Mahatma Gandhi

(Visited 66 times, 2 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir